30 Ekim 2014 Perşembe



Yobaz her inançta bulunabilir. Müslümanlara mahsus değildir. Ruhsal gelişimi yavaşlatan ya da ruhsal gelişimi durdurmaya çalışan her eylem gericiliktir ve yobazlığın özüde gericiliktir.


Bir güneş doğar ve avantacılar o güneşin aydınlığını azaltmaya başlarlar, bunlar din, inanç, felsefe tüccarlarıdır. Aman tanrım ne cesaretli bunlar, bu cesaret ancak kendi özel körlüğünü içinde taşır.


Hayata en çok zarar veren bu yobaz takımı gericiliğin en ileri durumunu ortaya koyarlar ve kendilerine biçtikleri ilahilik ya da ilahi olanın yegane tanımlayıcısı rolüyle de karşımıza çıkarlar. Bu rol onlar için bir erdemleri oluverir hemencecik. Erdemliklerine diyecek yoktur çünkü güya hakikatin kapısının anahtarları onlardadır. Aslında kötülüğün de en korkunç bayraktarlarından biridir onlar. Onların arkasında korkuyu alıp satan sevgiyi ve ümidi baltalayıp duran negatif tipler vardır.

Burada din ve felsefe faşizmi ise bu gerici tiplerin en iyi silahıdır. Hangi dinden, inançtan, felsefeden olursa olsun yobaz yobazdır. Deizm, Feminizm, İslam, Kapitalizm, Kominizm, Satanizm, Sosyalizm, vd… Bu inaçların hepsinde yobazlar vardır ama bunlar o inancı kullanan yobazlardır ve bunların teşkilatı birdir ve korkudan beslenenlere bağlı olarak onlara kazandırırlar.


Fırsatçı, hata bulup yüze vurma budalası negatif tiplerdir bunlar.

Yobazların bazı ortak özellikleri:


1: Bir inancı, felsefeyi kendi kişisel zevkleri için ustaca kullanmak. Etki – uygun slogan tepki.


2: Yavşak fırsatçılık ve salt tüketicilik.



3: Gericidirler ve ruhsal gelişimi her zaman engellemeye çalışırlar.



4: Ben merkezci ve statik duruşlarından dolayı sürekli olarak negatifliklerden ve hatalardan beslenerek kendi dar sistemlerini mükemmelleştirler.



5: Kullandıkları kimliklerine göre bir içtenlik olmaz.



6: Kin duymak, kin gütmek, sadistlik, kullanıcılık.



7: Hasetçilik. Hasetçi elindekini kıskanır ve sahip olmak ister ama elindekinin de gitmesini ister.



8: Ben merkezcilik.



9: Onlar için her zaman gereken vardır çünkü iş yapan, değer ortaya koyan tipler daima bulunur. Oldukları yerden ben merkezci olarak beslenirler.



10: Kesinlikle bir şeyin faşistidirler.



caserbix

13 Ekim 2014 Pazartesi

Bizlere anlatılan, ezoterik denilen bilgiler ve ilahi olan ile ilgili bazı bilgiler, erdemler, pozitiflik, negatiflik gibi durumların çoğu ve yaşadığımız oyundaki uyduruk gerçeklik, büyük bir masalın parçalarıdır. Bu öyle bir masaldır ki bu masaldan çıkar sağlayan yüksek varlıklar, her geçen gün bu masalın daha da geliştiği ve daha çok kişiyi derinliğine etkilediğini yaşadıkça, mutluluklarına mutluluk katıyorlar.

Masaldır bunlar, yalandır bunlar, yüksek faşist bir grubun kendi saltanatlarının hegomonyasıdır bunlar. Bunlar ilklerden  varlıklardır ve oyun kurucuların bağlı olduğu bir saltanatın sahipleridirler.

Fırsatçıdırlar ve gördükleri boşlukları kendilerini ilahlar ilan ederek doldurmaya çalışmışlar ve kaosun bir parçası olmaktan kurtulamamış, kaosa tapan varlıklardır bunlar.

Bunlar pozitif değildirler. Negatif dedikleri kişiler negatif olsada bunlar sadece bazı pozitif prensipleri kendilerine seçmiş olan diğer negatiflerdir.

Dikkat edin işaretleri okumaya çalışın.

Gerçekte iyilik ve kötülük diye birşey yoktur derler. Bu söz negatiflerin ve pozitif denilenlerin aslında temelde birleştiklerine işaret eder. Böylesine bir sözü ortaya atarlar ama mesajlarında doğruluk sıfatı yükledikleri yüzlerce şeyden bahsederler.

Elbette kaos bunun neden böyle olduğunu açıklayacak ve çoğunluğu inandıracaktır.

Bazen öylesine bayağı açıklamalar yapar ve inandırır ki, ortaya koyduğu çelişkilerin, "çelişki olursa böyle olur" şeklini göstermek için bilerek konulduğunu söyleyerek öyle de inandırır.

Oysa aynı ağacın iki koludur bunlar, ağacın ana gövdesi nedir kökler nedir siz karar verin. Bir yaprakmısın yoksa meyvemisin sen karar ver. Ama kurtul yine bu durumdan.

caserbix

4 Ekim 2014 Cumartesi

Metafizikte, bazı anahtar sözcükler vardır. Bu kavramlar kilit kavramlardır ve yaşadığımız gündelik hayatla bağlantıları yüzünden çok çok önemli ve öncelikli ele alınacak konulardır.

Bunlardan birisi yansıma kavramıdır. Bu kavramın gelişmiş bir kavram olmadığını biliyorum. Ancak biz yansıma olayını her zaman hayatımızda gerçekleştiriyoruz.

Bilim adamlarının da ifade etmeye çalıştığı bir konudur bu. Odanın içerisindeki bir cismin, her duvara bir yansıma yaptığı ve yansıma olarak o duvarlarda var olduğu söyleniyor. Bizim yaşadığımız samanyolu galaksisinin başka bir galaksinin yansıması olabileceği de söyleniyor. Paralel evrenlerin birer yansıma oldukları da söyleniyor vs... Elbette bunlar birer teoriden ibaret ama mantıksız da değiller.

Yansıma sözcüğü diğer gelişim aşamalarının hepsinin ortak özelliği olarak değerlendirilebilir.

Kişilerde diğer durumlar, gelişim aşamasına göre, gölge, yansıtma, ruhaniyet gibi isimler alır. Bir ikiz yansıma gölge olmadan önce yansımadır. Yansımaya dedüblüman da diyebiliriz. O halde, dedublümanın gelişim aşamaları; yansıma, yansıtma, ruhaniyet oluyor.

Ben yansıma sözcüğünü kullanmayı tercih ediyorum.

Yansıma ne işe mi yarar?

Herşeyden önce yansımalarımız bizim doğal gelişimimizden olan varlıklardır. Bazıları buna fıtrat der, bazıları ruhsal gelişim der vs...

Yansımalarımızla astral dünyada bizimle ilgili eylemlerde bulunuruz, görevler alırız. Yansımalarımız bizim güvenliğimizle ilgili çok önemli yardımcılarımızdır. Yansımalarımız, ruhsal gelişimizle ilgili dinamiklerden biridirler. Yüksek benliğe (ruha) birebir uyumlu halde devininebilirler.

Yansımalarımız biz gündelik yaşamımızda işlerimizle meşgul olurken, ötelerde evreni ve çeşitli boyutları keşfetmeye çalışır. Sadece keşfetmez, bizim için faydalar ortaya koymaya çalışır.

Tarihte, bazı enerjisel yapıda varlıkların savaş meydanlarında düşmana karşı savaşırken nasıl olağanüstü yardımlar yaptıklarınıı duymuşsunuzdur. Bir kişinin aynı anda birkaç yerde görülmesi vs işte bu yansımaların metafiziksel halden, yoğunlaşarak fiziksel olarak devinmesiyle ilgilidir. Bu durum insanın gayet normal bir metafiziksel fonksiyonudur. Buradan siz sonuçlar çıkarmaya çalışın, yansımaların bizlere ne gibi yardımlar yapabileceğine dair örnekler oluşturmaya çalışın.

Uzaylı dediğimiz dünya dışı akıllı varlıkların çoğunlukla yansımaları bizleri ziyaret etmektedirler. Kanal mesajları olsun kişisel yada toplu telepatik bağlantılar olsun çoğunlukla yansımalarla yapılan eylemlerdir.

Bazen bir gezegenin kendisinin yansımasıyla bağlantı kurarız. Örneğin dünya ana olayı.

Dünya dışı akıllı varlıklar o kadar çok gelişmiş düzeyde olabilirler ki, yansımalarıyla kendi zatlarını karıştırabiliriz. Bir uzaylı varlığın yoğun ve somut bir şekilde maddeye etki etmesi demek yansıma olmadığı anlamına gelmez. 

Bazı yansımalar teknolojik bir fonksiyondur, örneğin UFO şeklinde görünebilirler ama UFO ların bazıları bu dünyada ki teknolojinin ürünüdür. Uzaylı teknolojisiyle dünya teknolojisi arasında ki fark bir uçurumdur. Uzaylı teknolojisi kişilerin teknolojik formatta ki zihinsel temelli enerjisel fonksiyonlarıdır. Bizde ise dışsal olarak akıl ürünü araçlar olarak gerçekleşirler.

Yüksek benlik hakkında birşeyler daha söylemek istiyorum. Yüksek benlik denilen şey ruhumuzdur. Ruh yaratılmış (nefsin kendisinin yarattığı) bir gerçekliktir. Eğer yansımanın ruhunuza uyumlu olmasına niyet ederseniz ve bu niyetin sonsuz bir niyet olduğunu vurgularsanız, yansıma en iyi derecede ruhunuza uyumlu hareket eder.

Ruh yani yüksek benlikle yansımayı karıştırmayın. Bazen ruh yerine dışta bir yansımanın yüksek benlik olarak algılandığına şahit oluyorum. Oysa ruh merkez bedenimizde olan ruhsal bir varlıktır.

caserbix