17 Ağustos 2014 Pazar

17/08/2014-Pazar

Bu yazdıklarım, başkalarına pozitif anlamda neler kazandıracak pek fikrim yok. İnsan derin bir mevzu, bilemem. Ama başınıza bir dert alırsınız onu söyleyeyim. Onurlu bir dert...

Gerçeklik algısı için her zaman 3 sınır karşınıza çıkar. 3. sınırı geçtiğinizde gerçeklik algısı da oluşmuş demektir. Tek bir kavramın ya da nesnenin gerçeklik algısı diğer bütün şeylerin algılanmasına doğru hızla genişler ve derinleşir.

Oyun içinde oyun vardır. Bir matrixin içinde bir oyun ve bu oyunun içinde de bir oyun vardır. Aslında en içte ki oyun, oyun kurucuları da kapsamış bir biçimde asli oyuna bağlı devinir.

Burada ki asli oyun, yani matrixin kendi oyunu, oyunda ki herkesin kendi özgür iradeleriyle kendi komünselliklerinde rahat etmesi için konulmuş bir eşlik etmedir. Yani bu bir ceza ya da azap değil, gerçek hayatın verdiği doğal bir tepkidir.

İlk olarak 1. oyundan çıkarız ve oyundan çıktığımızda " artık oyunda değilsin vb" bir ifadeyle seni karşılarlar. Ancak sen o zaman asli  oyuna yani gerçek sanılan o ustaca olan tiyatral tepkiye bağlısındır.

İlginç olan beklediğiniz gibi bir ortamla da karşılaşmazsınız. Yine kurallar dayatılır, aidiyetlikler dayatılır, mutlu değilsen de sanki bir makinayı onarır gibi sana mutluluk perçinlemeye çalışırlar.

Asli oyunda olduğunuzu nasıl anlarsınız? Zaten iç oyun belli, deniyor "bu bir oyun" vb. diye...

Bütün şartlandırmalardan ve dinsel şartlandırmalardan sıyrılıp özgür bir akılla, kendin olarak ve kendince, kendini yaşamak kararı ve niyetiyle, İlk Yaratıcıya yönelmek.

Bu kişisel olarak özel çaba gerektirir. Eğer Yaratıcının lütfu olsaydı adaletsizlik olurdu.

Bu konuda en iyi yöntem olumlama ve bazı prensipler edinmek ve varlık hakkında ki sınır tespitlerdir. Bunları olumlam dizini şeklinde de belirtebilirsiniz.

Burada dikkat edilecek konu ise istediğiniz durum için mevcut olumlamanıza başka sözcüklerle kesin anlam ve hedef kazandırmanızdır.

Şöyle örnek vereyim:

Ben İlk olan ve akıl sahibi gerçek ilk yaratıcının varlığını sonsuza dek kabul ediyorum ve onaylıyorum.
Düşüncelerim gerçekten özgür.
Gerçek gerçek hayat. Asli gerçek hayat. Sahici gerçek hayat. Mutlak gerçek hayat.
Gerçek en İlk olan Yaratıcı.

Varlık hakkında ki sınır tespitlere örnek gerekirse:

Varlığı olduğu gibi kabul etmek kötülüğü kabul etmek anlamına gelmez. Burada, varlıktakilerin varlığını yani mevcut oluşunu kabul ediyorsunuz.

Her şeyin bütünde bir işlevi var, iyininde kötününde...

Prensip olarak, her inanç sahibinin mutluluğunu, hayrını belirtmek iyi olur. Prensipler size kalmış.

caserbix






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder