22 Kasım 2015 Pazar



Her spiritüel farkındalık, her spiritüel kavram, zamanı gelince gözümüze daha bir parlak, değerli ve derin görünmeye başlar. Hayat güzelden öte bambaşka ve mükemmel gelmeye başlar ve arada bir göz attığımız, bize ütopik gelen olasılıkların hissiyatlarına kavuşunca, hayata gerçek değerini de vermeye başlarız. Sessizleşir, yanlızlaşırız... Yanlızlığımızı kutsayarak, sıkı sıkı sarılırız ona. En çokta kendimize ağlarız. 

Yanlızlığımızı dert etmeyince, ne kadar çok şey kaçırdığımızında farkına varırız. Gizemlerle dolu bir evren ve biz. 

Düşüncelere dalar ve öte alemlerin seyrinde ve aşkla, kendimizi yaşamanın onuruna ulaşırız. 

Evrensel bir bakışla ve koşulsuz bir sevgiyle sosyalleşmeye başlarız ancak sevgiyi hissedersin anlatamazsın, nefreti hissedersin anlatamazsın. 

Bunaltı gelir yine ya da derin bir depresyon. Şekilciliğe, gösterişe, elalem ne der mantığına vs dayalı sığ gündelik hayatta yine yavaş yavaş dışlanmaya başlarsın. 

Senin gibi olanlar, ötelerde, ötelerin ötesinde aradığın hayata dair hayalleridir ve senin gibi olan diğerleriyle, onlarla iletişimindir seni ayakta tutan. Artık önceki sen asla sen değilsindir. 

Anlaşılmak değil yaşamaktır istediğin.

caserbix

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder