Bu yansıma konusu o kadar önemlidir ki, yerleşik çağdaş hayatın öncelikli dinamiklerinden biridir.
İki türlü kişilik vardır, bazı kişiler hayatın içinden, hissederek, yaşayarak, gözlemleyerek, toplumun bir bireyi olarak, düşünerek, aklıcı bir biçimde sonuçlar çıkaran gerçek hayat kişileridir (oyunda ve normal hayatta). Diğerlerinin çoğu ise önüne hazır bilgiler gelen, saraylara bağlı ve bağımlı faşist iktidar beslemeleridir.
O iktidarlar, sömürgecilik üzerine kurulmuştur ve evrensel anlamda ki yönetim bunların elindedir. Cicili bicili tahtlarında, kişileri inisiye etmekle meşgul oldukları gibi kaosun adaletinide süreçlemeye çalışırlar.
Uyanmak için kendin olmak ve kendini yaşamak gerekir. Ve bir de şu tavır lazım, "iyilik ya da kötülük desemde benim asıl yolum kendi kişisel yolumdur". Bu yol hep üçüncüdür. Yine iyilik yap, yine iyilik yolundayım de ama kendin ol. İşte bu durum onların hiç işine gelmez. Buna verecek cevapları yok mu zannediyorsunuz. Elbette özgürce kendini kendince gerçekleştirmelisinizdir onlara göre ama yinede bir taraftan hiyerarşiye muhtaç olduğunuz için sorun yoktur. Zaten zamanı gelince birşeyleri ya da kendini kurban vereceksindir ve dönüşeceksindir, parça olmaya dönüşeceksindir. Böylelikle birey değil parça olarak sen sensindir.
Bu iktidar budalaları, bazı yaşamsal yardımcı kuvvetlerimizin varlığını sır gibi saklarlar. Kendi hegomonyalarına köle olduğunuzda bu sırları bedeller ödeterek farkettirirler. İşte bunlardan biride kişilerde hatta her canlı ve cansız varlıkta olan yansıma sistemleridir. Bu sisteme şimdi hologram diyorlar. Ancak hologram tehlikeli bir sözcüktür çünkü mekanik veya elektromekanik veya robotik bünyeleri çağrıştırır ve destekler. Yansıma, yansıtma gibi sözcükler canlı ve geneldir. Tecelli dedikleri şeyin aslı yansımadır mesela ama bu onlarda, tanrısal bir olay. Bu tecelli olayına astralde yansıma da derler.
Yansıma, yansıtma... sırasıyla daha gelişmişliği ifade eder.
caserbix
İki türlü kişilik vardır, bazı kişiler hayatın içinden, hissederek, yaşayarak, gözlemleyerek, toplumun bir bireyi olarak, düşünerek, aklıcı bir biçimde sonuçlar çıkaran gerçek hayat kişileridir (oyunda ve normal hayatta). Diğerlerinin çoğu ise önüne hazır bilgiler gelen, saraylara bağlı ve bağımlı faşist iktidar beslemeleridir.
O iktidarlar, sömürgecilik üzerine kurulmuştur ve evrensel anlamda ki yönetim bunların elindedir. Cicili bicili tahtlarında, kişileri inisiye etmekle meşgul oldukları gibi kaosun adaletinide süreçlemeye çalışırlar.
Uyanmak için kendin olmak ve kendini yaşamak gerekir. Ve bir de şu tavır lazım, "iyilik ya da kötülük desemde benim asıl yolum kendi kişisel yolumdur". Bu yol hep üçüncüdür. Yine iyilik yap, yine iyilik yolundayım de ama kendin ol. İşte bu durum onların hiç işine gelmez. Buna verecek cevapları yok mu zannediyorsunuz. Elbette özgürce kendini kendince gerçekleştirmelisinizdir onlara göre ama yinede bir taraftan hiyerarşiye muhtaç olduğunuz için sorun yoktur. Zaten zamanı gelince birşeyleri ya da kendini kurban vereceksindir ve dönüşeceksindir, parça olmaya dönüşeceksindir. Böylelikle birey değil parça olarak sen sensindir.
Bu iktidar budalaları, bazı yaşamsal yardımcı kuvvetlerimizin varlığını sır gibi saklarlar. Kendi hegomonyalarına köle olduğunuzda bu sırları bedeller ödeterek farkettirirler. İşte bunlardan biride kişilerde hatta her canlı ve cansız varlıkta olan yansıma sistemleridir. Bu sisteme şimdi hologram diyorlar. Ancak hologram tehlikeli bir sözcüktür çünkü mekanik veya elektromekanik veya robotik bünyeleri çağrıştırır ve destekler. Yansıma, yansıtma gibi sözcükler canlı ve geneldir. Tecelli dedikleri şeyin aslı yansımadır mesela ama bu onlarda, tanrısal bir olay. Bu tecelli olayına astralde yansıma da derler.
Yansıma, yansıtma... sırasıyla daha gelişmişliği ifade eder.
caserbix
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder